Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Hareketi’nin dokuzuncu yıl dönümünü kutlarken, bu önemli projenin yakaladığı başarıları ve küresel etkilerini vurguladı. Kurum, yaptığı paylaşımda, bu hareketin başlangıç noktasının 2017 yılı olduğunu ve Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde hayata geçirildiğini hatırlattı. Bu girişim, sadece kaynakları etkin kullanmayı teşvik etmekle kalmadı, aynı zamanda dünya genelinde sürdürülebilir yaşam anlayışını benimsetmek amacıyla küresel bir dönüşüm başlatmayı hedefledi. Kurum, bu hareketin her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşarak, çevre koruma bilincini yerel ve küresel ölçekte artırdığına dikkat çekti.
Sıfır Atık Hareketi’nin temel felsefesi, ‘atma, dönüştür’ çağrısıyla kaynakların yeniden kullanımını ve geri dönüşümünü ön plana çıkarıyor. Bu kapsamda Türkiye, diğer ülkelerle birlikte COP31 gibi büyük iklim etkinliklerine ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyor. Antalya’da düzenlenecek olan bu uluslararası konferans, Türkiye’nin iklim politikalarındaki kararlılığını gösterirken, aynı zamanda sıfır atık ve döngüsel ekonomi uygulamalarına olan bağlılığını tüm dünyaya sergileme fırsatı sunuyor. Bu süreçte, geri kazanım oranının sürekli artması ve atıkların büyük ölçüde ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilir kalkınma hedefine ulaşmak için kritik öneme sahip. Ayrıca, Türkiye toplamda 90 milyon ton atık işleyerek enerji ve su tasarrufunda önemli kazançlar sağlayarak, iklim değişikliği ile mücadelede güçlü bir duruş sergilemekte.
Gelecek hedefleri arasında, 2035’e kadar geri kazanım oranını yüzde 60’a, 2053’e kadar ise yüzde 70’e çıkarma planı yer alıyor. Bu sayede, ormanların korunması ve sera gazı emisyonlarının azaltılması gibi çevresel faydalar sağlanması öngörülüyor. Ayrıca, ulusal ve uluslararası birçok proje ile sürdürülebilirlik bilincinin artırılması hedeflenirken, deniz temizliği ve ambalajların yeniden kullanımı gibi konularda da çalışmalar hız kazandı. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde kurulan Sıfır Atık Vakfı ve sürdürülebilir enerji tasarrufu projeleriyle hareket genişliyor. Bu girişimler, çocuklar ve gençler dahil olmak üzere toplumun her kesiminde çevre bilinci oluşturmayı amaçlıyor. Sonuç olarak, Sıfır Atık Hareketi, sadece Türkiye’nin değil, dünya genelinin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlayan önemli bir adım olmaya devam ediyor.
