AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, SDG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) resmi olarak feshedilmesiyle birlikte Suriye’nin iç bütünlüğünü güçlendirmeye yönelik atılan büyük bir adımın gerçekleştiğini vurguladı. Bu gelişme, özellikle Suriye’nin kuzeydoğusunda yer alan ve uzun süredir bölgedeki istikrarı tehdit eden SDG örgütünün kendini feshederek Suriye Ordusu’na entegrasyonunu sağlamasıyla uluslararası kamuoyunun gündeminde yer aldı. Türkiye ve bölge ülkeleri, bu adımın Suriye’nin geleceği adına önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
Geçmişte örgütün liderlerinden Mazlum Abdi, ülkemizdeki çözüm sürecinin ilk yıllarında ülkeye ve bölgeye ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştu. Abdi, Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmenin ve ondan alınacak destekle örgütün faaliyetlerini sürdürebileceği düşüncesini dile getirmişti. Bu dönemde, 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde Öcalan’ın katkılarıyla gerçekleştirilen Kongre’de PKK’nın örgütsel yapısının feshedildiği ve yeni bir dönemin başlangıcı ilan edilmişti. Türkiye ise, SDG’nin temel taşı olan YPG’nin PKK’nın uzantısı olduğunu sık sık hatırlatarak, örgütün silah bırakması ve üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğinin altını çizmişti. Bu bağlamda, 25 Ağustos 2026 tarihi, bölgedeki bu önemli dönüşümün resmileşmesine sahne oldu.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde gerçekleştirilen bu sürecin ve SDG’nin feshi kararının bölgedeki gelişmeler açısından büyük öneme sahip olduğunu belirtti. Çelik, şunları kaydetti: “Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü her zaman olduğundan daha fazla desteklenmektedir. Bu adımlar, Suriye’nin geçmişin karanlıklarından çıkıp daha istikrarlı ve bir bütüne doğru ilerlemesine katkı sağlayacaktır.” Ayrıca, SDG’nin feshi sonrası Suriye’nin iç bütünlüğünü güçlendirmek için atılan bu yeni adımın, Arap, Kürt ve diğer toplumsal kesimler arasında diyaloğu artıracağı ve bölgedeki barış ortamını pekiştireceği ifade edildi.
İletişim Başkanı Duran ise yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’nin yeniden ayağa kalkması için kararlı duruşunu koruyacağını ve kirli dış hesaplara karşı tutumunu sürdüreceğini belirtti. Duran, özellikle bölgedeki istikrarın sağlanması ve farklı toplumsal kesimlerin ortak hareket etmesi açısından SDG’nin feshedilmesinin büyük bir kilometre taşı olduğunu vurguladı. Ayrıca bölgesel barış ve güvenlik açısından Türkiye’nin politika ve vizyonlarını “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” olarak tanımladığını ifade ederek, etnik ve mezhebî farklılıkların çatışma aracı değil, birlikte yaşama zenginliği olarak görülmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu gelişmeler, bölgede daha kalıcı ve sürdürülebilir bir barış ortamı oluşturmanın temelini atmayı amaçlıyor ve Türkiye ile bölge ülkeleri arasında ortak istikrarın sağlanması yönünde ilerlemeye devam edilecektir.
